Şimdi Öğrenci Olma Zamanı

(Öğrenciler için Yazılmış Bir Mektup)

Bütün dünyanın ve herkesin maruz kaldığı salgın tabi ki seni de etkiledi. Öğrenim gördüğün okulun kapanmak zorunda kaldı. Yetkililer ayrı kaldığın okulunun tekrar açılması için uğraştı ama salgın devam ettiği için bu mümkün olmadı. Öyle görünüyor ki; bir müddet daha kapalı kalacak. Ama eninde sonunda tekrar okuluna kavuşacaksın.

Okuluna tekrar devam edeceğin günlere kadar eğitiminin eksik kalacağı yönünde bir duygu yaşamamalısın. Çünkü okulların kapalı kalacağı günlerde öğrenmek ve gelişmek adına yeni fırsatlar yakalayabilirsin. Daha iyi, daha çok ve daha anlamlı öğrenmeler gerçekleştirebilirsin.

Öncelikle bilmelisin ki; yeni dönemde daha özgür olacaksın. Günlerini ve saatlerini daha özgürce programlayabileceksin. Okuldayken ağırlıklı olarak sana söylenenleri yapmaktaydın. Yani senin için hazırlanmış olan bir çerçeve içinde yol almaktaydın. Bir anlamda kendi belirlediğin değil başkalarının belirlediği bir sistem dâhilinde var olmaktaydın.

Şimdi kendinle baş başasın. Kendi var oluşunu kendi başına gerçekleştirme şansına sahipsin. Sana eskisi gibi öğreten birisi olmayacak. Ama sen yine öğreneceksin. Kendi kendine öğreteceksin. Kendi kendinin öğrencisi olacaksın. Bu şekilde öğrenme yolculuğun devam edecek.

Başkaları tarafından belirlenen sınırlar çerçevesinde öğrencilik yapmayacaksın. Kendinden yola çıkarak keşfedeceksin ve öğreneceksin. Kendi öğrenme yolculuğunun öznesi olacaksın. Yani sen başlatacaksın sen bitireceksin.

Şimdi hayatın daha çok içindesin. Bu sana belirli tecrübeleri yaşamak için bir fırsat sunabilir. Yaşayacağın tecrübeler yeni edineceğin bilgilerin kaynağı olabilir. Bu yüzden tecrübelerini okuldaki herhangi bir dersin yerini tutan bir faaliyet olarak görebilirsin. Yaşayacağın tecrübelerle daha kalıcı, anlamlı ve dayanaklı bilgiler edinebileceğine inan.

Okuldan ayrı kalacağın zaman zarfında çeşitli alanlarda başlangıçlar yapabilirsin. Aynı şekilde sona erdirdiğin yani bitirdiğin şeyler de olabilir. Olmaması gereken iki arada bir derede kalmaktır; yani ne bir şeye başlamamak ne de bir şeyin sonuna varmamış olmaktır. Şimdi bir şeyler yapmaya başlayabilirsin. Aynı şekilde yeni başlayacağın veya daha önceden başladığın bir çalışmayı da sonuçlandırabilirsin.

Okuldayken sürdürdüğün öğrenme yolculuğun hep aşamalı bir şekilde ünitelere ve kademelere ayrılarak gerçekleşmekteydi. Bu şekilde sen de senin için belirleneni, belirlenen zaman içinde, belirlenen miktarda öğrenmekteydin. Bazen hızlı öğrenmekteydin ama bir üst üniteyi veya sınıfı beklemek zorunda kalmaktaydın. Bazen de farklı ve yeni bir şeyleri merak etmekteydin ama program gereği yine ileri tarihteki bir dersi veya bir üst sınıfa geçmeyi beklemekteydin. Bazen de bazı konuları tam olarak öğrenemediğin halde ilerleyen zaman akışı gereği eksik kalarak ilerlemekteydin. Her bir dersi programdaki ders sırasına göre görmekteydin. Günlerin ve saatlerin aldığın derslere göre parçalanmış bir şekilde programlanmıştı.

Okuldan uzak kalacağın bu günlerde öğrenirken beklemek ve ertelemek durumunda kalmayacaksın. Bilmek, kavramak ve anlamak istediğin konuları farklı derslerle ilişkili olsa bile zihninde oluşan bağlantılar sayesinde toplu bir şekilde öğrenebileceksin. Ayrıca bir şeyleri öğrenmenin sırası zihninde oluşan yapıya dayalı olarak kendi istek ve arzunla belirlenmiş olacak. Bugün bir dersi yarın da başka bir dersi çalışmak için kendini zorlamayacaksın. Bir şeyi sırası geldiğini hissettiğin anda öğrenmekten çekinmeyeceksin.

Şimdi daha özgür bir şekilde okuyabilme imkânın olacak. Okumak denince akla genellikle yeni şeylerin okunması ve yeni şeylerin öğrenilmesi gelir. Oysa daha önceden okuduğun bazı eserleri tekrar okuyabilirsin. Şimdiye kadar belki de ikinci defa okuduğun bir eser olmamıştır. Kitap, makale, hikâye fark etmez ne türden olursa olsun, bir eseri ikinci defa okumayı deneyebilirsin. Bu gerçekleşirse şayet daha çok derinleşirsin. Okuduğun konuyla daha çok içselleşir ve bütünleşirsin. Her okuduğunda yeni çıkarımlar yapabilirsin, daha önceden hiç kurmadığın bağlantıları kurabilirsin. Unutma ki aynı kitabı tekrar okuyarak olgunlaşırsın, ustalaşırsın ve bilgeleşirsin.

Yaparak ve yaşayarak öğrenmek önemlidir. Okuldan ayrı kalacağın bu günlerde yapmak ve yaşamak için daha çok fırsatın olabilir. Hayata dair yaşadığın her anın gerçek anlamda öğrenmek için bir fırsat olduğunu unutma. Bu nedenle ne ve nasıl olursa olsun yaşantılarını birer ders gibi gör ve değerlendir.

Okuldayken belki yeterince oynayamadın. Unutma ki oyun yaşamın kendisidir. İnsan oynayarak farkında olduğu ve olmadığı çok şey öğrenir. Bu nedenle şartların elverdiği ölçüde oynayabildiğin kadar oyna.

Unutma ki mensubu olduğun bir toplum, millet ve devlet vardır. İçinde yaşadığın topluma, millete ve devlete dair sahip olduğun bağlılık duygusu senin için ahlaki bir vazifedir. Bunun için kendini, milletini, vatanını ve devletini tanımalısın. Bu manada tarihini ve kültürünü de araştırıp öğrenmelisin.

Yalnız değilsin. Kendine güvenmelisin. Ailen, içinde yaşadığın toplum ve mensubu olduğun devlet senin için her türlü çabayı sergilemektedir. Yükseköğretim kurumları ve Milli Eğitim Bakanlığı yetişmen ve gelişmen için büyük gayret içindedir. Ancak yine de seni en iyi geliştirecek ve yetiştirecek kişinin sen olduğunu unutma.

Şundan emin olabilirsin ki; okulların kapanmasıyla öğrenciliğin kesintiye uğramadı; bilakis devam ediyor. Yine öğreneceksin, yine keşfedeceksin. Kim bilir belki de daha iyi bir öğrenci olacaksın…

Bu duygularla esenlikler diliyorum…

 

Prof. Dr. İrfan Erdoğan
Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Öğretim Üyesi